İçeriğe atla

Hukuk ve Yapay Zekâya Dair Yeni Nesil Bakış Açıları

Hukuki araştırmadan yapay zekâ teknolojilerine, hukuk dünyasındaki gelişmelerden verimli çalışma yöntemlerine kadar güncel içerikleri keşfedin. Apilex Blog, hukuk profesyonellerinin teknolojiyle değişen çalışma dünyasını daha yakından takip etmesine yardımcı olur.

Limited Şirket Pay Devri Nasıl Yapılır? 7 Kritik Hukuki Şart ve Sık Yapılan Hatalar
Ticaret Hukuku

Limited Şirket Pay Devri Nasıl Yapılır? 7 Kritik Hukuki Şart ve Sık Yapılan Hatalar

Yasal çerçeve Limited şirketlerde esas sermaye payının devri, uygulamada en sık karşılaşılan ancak en çok usul hatası yapılan işlemlerden biridir. Türk Ticaret Kanunu, bu devri yalnızca tarafların iradesine bırakmamış; şekil şartları, genel kurul onayı, pay defteri kayıtları ve ticaret sicili işlemleri ile çok aşamalı ve sıkı bir yasal çerçeveye bağlamıştır. Özellikle enerji, finansal kiralama, faktoring […]

Devamını Oku
Kira Sözleşmesinde Taraflar Kimler Olabilir?
Kira Hukuku

Kira Sözleşmesinde Taraflar Kimler Olabilir? 8 Farklı Durumda Hukuki Sonuçlar

Kira sözleşmesi, gündelik yaşamın en yaygın hukuki işlemlerinden biri olmasına rağmen, tarafların kimliği ve hukuki sıfatları uyuşmazlık anında hayati önem taşır. Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesiyle düzenlenen bu sözleşme tipi, sadece bir taşınmazın kullanımını değil, aynı zamanda tarafların birbirlerine karşı üstlendikleri bir dizi karmaşık borç ve hakkı da kapsar. Bir sözleşmenin “tarafı” olmak, davanın kime […]

Devamını Oku
Tapuda Malik Olmayan Kişi Kira Sözleşmesi Yapabilir mi? Geçerlilik, Riskler ve 6+ Hukuki Senaryo Üzerinden Uygulama Rehberi
Kira Hukuku

Maliki Olmayan Kişinin Kira Sözleşmesi Yapması Geçerli mi? Türk Hukukunda Kira Sözleşmesinin Geçerliliği, Riskler ve 6 Hukuki Senaryo

Uygulamada kira ilişkilerinin önemli bir kısmı, tapudaki malik ile değil; malikin yakını, yöneticisi, emlakçısı, mirasçılardan biri, hatta bazen taşınmazı fiilen elinde bulunduran bir kişiyle kuruluyor. Kiracı açısından mesele çoğu zaman “anahtarı kim veriyor?” ve “kira kime ödenecek?” kadar pratik bir noktaya sıkışıyor. Ne var ki Türk hukukunda bu soruların cevabı yalnızca pratik değil; aynı zamanda ciddi sonuçlar doğuran hukuki nitelendirmelere dayanır.

Devamını Oku
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden SorumluluğuOrtaklığın Giderilmesi (İzaye-i Şüyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden Sorumluluğu
Medeni Usul Hukuku

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden Sorumluluğu (HMK m.323,m. 326,m.312)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının tasfiye ve yenilik doğuran niteliğini temel alarak, kabul halinde yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin kime yükletileceğini inceler. HMK 312/1 gereğince davayı kabul eden davalı, kural olarak aleyhine hüküm verilmiş gibi gider ve vekâlet ücretinden sorumlu olur. Ancak HMK 312/2’deki istisna uyarınca, davalının hem davanın açılmasına sebebiyet vermemesi hem de ilk duruşmada kabul etmesi halinde giderlerden muaf olması mümkündür. Ayrıca kabulün zamanı, AAÜT m.6 çerçevesinde vekâlet ücretinin yarım mı tam mı olacağını belirleyebilir; bu yüzden dosya öncesi ihtar/uzlaşma girişimleri ve süreç yönetimi masraf riskini doğrudan etkiler.

Devamını Oku
Ölmüş Borçluya Karşı İcra Takibi Nasıl Başlatılır?
İcra ve İflas Hukuku

Ölmüş Borçluya Karşı İcra Takibi Nasıl Başlatılır? 7 Adımda  Hukuki Süreç ve Uygulama Detayları

Borçlunun ölümü, icra takibini kendiliğinden sona erdirmez ancak takibin kime ve nasıl yöneltileceği konusunda özel kuralların uygulanmasını gerektirir. Ölümle birlikte miras, mirasçılara geçer ve kural olarak mirasçılar murisin borçlarından sorumlu olur. Bu nedenle icra takibine başlamadan önce mirasçıların tespiti (veraset ilamı) zorunludur. Alacaklı, borçlunun ölümü hâlinde takibi terekeye karşı sürdürmeyi veya doğrudan mirasçılara yöneltmeyi tercih edebilir. İİK m.53 uyarınca takip belirli sürelerle talik edilir; mirasçıların mirası reddetme veya resmî tasfiye talep etme hakları saklıdır. İlâmlı, ilâmsız ve kambiyo senetlerine özgü takiplerde ölüm hâli farklı usulî sonuçlar doğurur ve özellikle mirasçılara yöneltme yapılmadan haciz uygulanamayacağı Yargıtay içtihatlarıyla istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Bu yazı, ölmüş borçluya karşı icra takibinin yasal çerçevesini, uygulamadaki kritik hataları ve pratik bir yol haritasını 7 adımda ele almaktadır.

Devamını Oku
TCK 5237 Sayılı Kanun 52. Madde Nedir? Hak Yoksunlukları Hangi Durumlarda Uygulanır Uygulamaya İlişkin Sorular
Ceza Hukuku

TCK 5237 Sayılı Kanun 52. Madde Nedir? Hak Yoksunlukları Hangi Durumlarda Uygulanır Uygulamaya İlişkin Sorular

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında adli para cezasının belirlenme usulünü, 2025 yılı itibarıyla geçerli güncel tutarları ve adli para cezası ile hak yoksunlukları arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Çalışmada, TCK 52 ile TCK 53 hükümlerinin sıklıkla karıştırılmasının uygulamada yol açtığı hatalar ve Yargıtay içtihatları ışığında doğru hukuki yaklaşım ortaya konulmaktadır.

Devamını Oku
SOSYAL MEDYADA ÖRTÜLÜ REKLAM VE INFLUENCER PAZARLAMASININ HUKUKİ REJİMİ: TEORİ, MEVZUAT VE 2026 GÜNCEL UYGULAMALARI
Ticaret Hukuku

Sosyal Medyada Örtülü Reklam ve Influencer Pazarlamasının Hukuki Rejimi: Teori, Mevzuat ve 2026 Güncel Uygulamaları

GİRİŞ: DİJİTAL ÇAĞDA REKLAM KAVRAMININ EVRİMİ Geleneksel pazarlama yöntemlerinin yerini dijital stratejilere bıraktığı 21. yüzyılda, reklamın tanımı ve kapsamı dramatik bir değişim geçirmiştir. Geçmişte radyo, televizyon veya basılı yayınlar aracılığıyla tüketiciye ulaşan “mesajlar”, günümüzde sosyal medya etkileyicileri (influencerlar) üzerinden “deneyim paylaşımı” maskesiyle sunulmaktadır. Bu durum, tüketicinin reklam ile tarafsız bilgi arasındaki ayrımı yapmasını zorlaştırmış ve […]

Devamını Oku
İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Nedir? Bankacılık İşlemlerinde KVKK Kapsamında Veri İşleme Şartları
Bilişim Hukuku

İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Nedir? Bankacılık  İşlemlerinde KVKK Kapsamında Veri İşleme Şartları

Bankacılık işlemlerinde iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) uygulamalarını, KVKK, BDDK düzenlemeleri ve yargısal içtihatlar çerçevesinde ele almaktadır. Çalışmada, 2FA kapsamında işlenen kişisel ve biyometrik verilerin hukuki niteliği, veri işleme şartları, bankaların veri güvenliği ve ispat yükümlülükleri ile biyometrik doğrulama modellerinin doğurduğu hukuki riskler sistematik biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku
İnternetten Alınan Ürünlerin ve Ambalajı Açılan Elektronik Cihazların İadesi ve Hukuki Statüsü (2026)
Tüketici Hukuku

İnternetten Alınan Ürünlerin ve Ambalajı Açılan Elektronik Cihazların İadesi ve Hukuki Statüsü (2026)

İnternetten satın alınan elektronik ürünlerin ve ambalajı açılan cihazların iade edilip edilemeyeceği sorununu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ve Yargıtay içtihatları ışığında incelemektedir. Çalışmada, cayma hakkının hukuki niteliği, yönetmelik değişikliklerinin yürürlük durumu ve özellikle teknoloji ürünlerine ilişkin kamuoyunda yaygın olan yanlış bilgiler açıklığa kavuşturulmaktadır. Ambalaj açılmasının tek başına cayma hakkını ortadan kaldırmadığı; ancak SIM kart takılması, kurulum yapılması ve ürünün kişiselleştirilmesi gibi işlemlerin Yargıtay tarafından “mutat kullanım” sınırını aşan davranışlar olarak değerlendirildiği vurgulanmaktadır. Ayrıca pazar yeri uygulamalarında sıkça karşılaşılan hukuka aykırı iade ret gerekçeleri, servis raporu zorunluluğu iddiası ve kargo hasarı uyuşmazlıkları ele alınmakta; tüketicilerin başvurabileceği hukuki yollar sistematik biçimde ortaya konulmaktadır. Makale, dengeli bir e-ticaret ekosistemi için tüketici hakları ile satıcı menfaatleri arasındaki sınırın, içtihat temelli ve bilinçli bir kullanım anlayışıyla korunması gerektiği sonucuna ulaşmaktadır.

Devamını Oku
Uluslararası Vergi Uyuşmazlıkları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirmeler
Vergi Hukuku

Uluslararası Vergi Uyuşmazlıkları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, Emsal Kararlar Işığında Değerlendirmeler, GVK Madde 4

ÇVÖA’lar, çifte vergilendirmeyi önlemek için vergilendirme yetkisini paylaştıran uluslararası metinlerdir; Türkiye’nin anlaşmadan doğan vergileme yetkisini kullanabilmesi için iç hukukta da dayanak bulunması gerekir (ÇVÖA Genel Tebliği Seri No:4 yaklaşımı). Türkiye’de “mukimlik” (GVK md.4; KVK md.3) ve “işyeri” (VUK md.156; KVK md.3) kavramları, ÇVÖA’ların “mukim” ve “işyeri” kavramlarıyla birlikte değerlendirilir; bu da nitelendirme ve bağlama noktası uyuşmazlıklarını doğurur.- MAP, Türkiye’de VUK Ek 14-15 ile güçlü şekilde düzenlenmiş; başvuru hakkı, süre ve dava açma süresi üzerindeki etkisi netleştirilmiştir.- Danıştay 4. Daire’nin 2022 tarihli kararları, iç hukuk ile ÇVÖA kriterlerinin farklı olabileceğini vurgulayarak, uyuşmazlıklarda anlaşma hükümlerinin rolünü belirginleştirir (Danıştay 4. Daire 2022/6101;2022/3594).- “İşyeri” ve “işyerine atfedilebilir kazançla sınırlı vergileme” ilkesi, kaynak ülkede vergilemenin sınırını çizer ve uluslararası uyuşmazlıklarda merkezî önemdedir (Danıştay 4. Daire 2022/6101).

Devamını Oku
HMK ÇERÇEVESİNDE BELİRSİZ ALACAK DAVASI VE KISMİ DAVA AYRIMI; HUKUKİ YARAR VE GÜNCEL İÇTİHATLAR
Medeni Usul Hukuku

HMK Çerçevesinde Belirsiz Alacak Davası Ve Kısmi Dava Ayrımı, Hukuki Yarar Ve Güncel İçtihatlar, HMK Madde 109

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile köklü bir revize yaşamıştır. Bu değişimde şüphesiz en tartışmalı kısımlardan biri Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) ile Kısmi Dava (HMK m. 109) arasındaki sınırların belirlenmesi ve bu iki dava türünün “Hukuki Yarar” (HMK m. 114/1-h) çerçevesinde değerlendirilmesi olmuştur. 10 yılı aşkın uygulama süreci, Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıklarının derinleşmesine ve nihayetinde Anayasa Mahkemesi (AYM) müdahelesine neden olmuştur. Bu yazıda amaç, bu iki davanın ayrımını salt kanuni tanımlarını dışında, yargı pratiği çerçevesindeki krizler ve çözüm yolları üzerinden ele almaktır. Özellikle alacağın “belirlenebilir” olup olmadığı sorunu, davanın türünü belirleyen temel kriter olarak karşımıza çıkmaktadır. Yanlış davanın türünün seçilmesi günün sonunda usulden red kararına ve akabinde zamanaşımı nedeniyle hak kayıplarına yol açarken, AYM’nin Faysal Çifçi kararı ve sonrasındaki Yargıtay içtihatları ile bu katı yaklaşım değişmiştir.

Devamını Oku
Ticaret Sicilinden Silinen Şirketlerin İhyasında Yeni Dönem: 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Neden İptal Edildi?
Ticaret Hukuku

Ticaret Sicilinden Silinen Şirketlerin İhyasında Yeni Dönem, 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Neden İptal Edildi?

Ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihyası için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından neden iptal edildiği ele alınmıştır. AYM’nin kararı; alacak hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, ihya yolunun etkili bir başvuru yolu olması gerektiği ve sürenin silinme tarihinden başlatılmasının hak arama özgürlüğünü zedelediği gerekçelerine dayanmaktadır. Karar sonucunda, alacaklılar açısından şirket ihyası taleplerinde daha güçlü bir anayasal koruma sağlanmış ve uygulamada öğrenme tarihinin önemi ön plana çıkmıştır.

Devamını Oku
Emsal Kararlarıyla Kira Hukukunda Kiracının ve Ev Sahibinin Hakları
Kira Hukuku

Emsal Kararlarıyla Kira Hukukunda Kiracının ve Ev Sahibinin Hakları Madde 299, 300, 301

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kira sözleşmesinin tanımını, kiracı ve ev sahibinin hak ve yükümlülüklerini detaylı şekilde ele almaktadır. Kira bedelinin belirlenmesi, artış sınırları, tahliye nedenleri ve sözleşmenin sona ermesi gibi konular Yargıtay emsal kararlarıyla desteklenmiştir. Özellikle kiracının kiralananı özenle kullanma borcu, izinsiz tadilat yasağı ve tahliye sürecindeki usuli şartlar uygulamaya dönük olarak açıklanmıştır.

Devamını Oku
Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu: TTK, Basiretli İş Adamı Prensibi ve Güncel Yargıtay Kararları
Ticaret Hukuku

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, TTK, Basiretli İş Adamı Prensibi ve Güncel Yargıtay Kararları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu ele alınmakta; basiretli iş adamı prensibi, sadakat ve özen borcu ile kusura dayalı sorumluluğun şartları Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmektedir. Özellikle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/1264 E., 2022/441 K. sayılı kararı üzerinden, ortakların dava açma hakkı, dolaylı zarar kavramı ve tazminatın şirkete ödenmesi ilkesi ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku
Haksız Rekabet Davaları ve Tazminat Sorumluluğu, Yargıtay’dan Emsal Karar Işığında Kapsamlı Analiz
Ticaret Hukuku

Haksız Rekabet Davaları ve Tazminat Sorumluluğu, Yargıtay’dan Emsal Karar Işığında Kapsamlı Analiz

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet kavramı ele alınmakta; özellikle tedarikçilere sözleşmeyi sona erdirmeye yönelik baskı uygulamalarının hukuki sonuçları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/2191 E., 2021/2712 K. sayılı emsal kararı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Karar doğrultusunda maddi zararın takdiri, ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat ve oda başkanı ile oda tüzel kişiliğinin sorumluluğu ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku

Apilex’i Keşfedin!

Hukuki araştırma, belge üretimi ve analiz süreçlerinizi Apilex ile nasıl hızlandırabileceğinizi keşfedin.

  • Analiz edin.Belgelerinizdeki önemli noktaları keşfedin.
  • Araştırın.İçtihat ve mevzuata hızlıca ulaşın.
  • Üretin.Dilekçe ve sözleşmeleri daha hızlı hazırlayın.
  • Öngörün.Hukuki riskleri değerlendirin.

Demo görüşmenizi planlayalım

Formu doldurun, size dönüş yapalım.

Bu site reCAPTCHA ile korunmaktadır ve Google Gizlilik Politikası ile Hizmet Şartları geçerlidir.